İstanbul Bülteni

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
İstanbul Bülteni

Topbaş: "İstanbul 2020 olimpiyatlarına hazır"

Bu yıl ilk kez düzenlenen “Kıtalararası Kuzey Yürüyüşü”nde Bakan Bağış AB’ye, “AB içerisinde hazım sorunu yaşayanlara Kuzey Yürüyüşü eminim faydalı gelecektir” diye seslenirken, Başkan Topbaş da dev organizasyonlara başarıyla imza atan İstanbul’un 2020 Olimpiyatları’na hazır olduğunu söyledi.

Avrupa Birliği Bakanlığı, Estonya'nın Ankara Büyükelçiliği, İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle Boğaziçi Köprüsü'nde ''Kıtalararası Kuzey Yürüyüşü'' gerçekleştirildi.

Yürüyüşe Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, Estonya Dışişleri Bakanı Urmas Paet, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, ABD Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ile yerli ve yabancı sporcular katıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor AŞ’nin organize ettiği yürüyüş öncesinde Boğaziçi Köprüsü'nün Anadolu Yakası girişinde düzenlenen törende konuşan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 9 Mayıs Avrupa Günü'nün Türkiye'de farklı etkinliklerle kutlandığını ifade ederek, bu çerçevede bugün anlamlı bir etkinliği Türkiye'de ilk kez düzenlediklerini söyledi.

Kuzey Yürüyüşü'nün 100 yıllık mazisinin bulunduğunu belirten Bakan Bağış, “Kuzey Yürüyüşü ilk defa doğu ile batının, kuzey ile güneyin gerçekleştiği merkezde yer alacak. İstanbul, Kuzey Yürüyüşü'nün merkeze kaymasına bugün şahitlik edecektir. Bu, bizim için büyük bir mutluluk” dedi.

Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir etkinliği gerçekleştirirken iki kıtayı birden selamlama imkanı bulunmadığını ifade eden Bağış, Estonya'nın 93. bağımsızlık yılı dolayısıyla geçen yıl bu sporu ilk kez Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde denediğini kaydetti.

Türk Milleti'nin bin yıldır doğudan batıya doğru ilerlediğini, Orta Asya'dan geldiklerini ve Viyana'ya kadar gittiklerini anlatan Bağış, şöyle konuştu; “Bugün de hedefimiz Brüksel. Ama barış, işbirliği ve dayanışma için gidiyoruz. Avrupa'da Türkiye'nin değerini anlamayan bir takım zihniyetlere de Kuzey Yürüyüşü'nü tavsiye etmek istiyorum. Kuzey Yürüyüşü her şeyden evvel uyumlu hareketlerle yürümeyi öğretir. Avrupa Birliği'nin kendisi aslında bir uyum projesidir. Şu anda uyumdan uzaklaşan zihniyetlerin Kuzey Yürüyüşü'nü denemesinde fayda var. Kuzey Yürüyüşü kalbin ve damarların çalışmasını hızlandırır, daha dinamik hale getirir. Avrupa Birliği'nin kalbinde Avrupa Birliği'nin ana değerlerinden uzaklaşan zihniyetlerin Kuzey Yürüyüşü ile kendi asıllarına dönebilme ihtimali var. Kuzey Yürüyüşü, tansiyonu ve kolesterolü düzenler. Bu çerçevede Avrupa Birliği'nin içine girdiği krize de faydalı olacağına yürekten inanıyorum. Kuzey Yürüyüşü, sindirimi hızlandırır. Avrupa Birliği içerisinde hazım sorunu, sindirim sorunu yaşayanlara Kuzey Yürüyüşü eminim faydalı gelecektir. Kuzey Yürüyüşü elimizdeki sopalarla yükün dizlere binmesine mani olur ve yükü eşit dağıtır. İşte Avrupa Birliği'nin ekonomik krizinde bütün yükü tek başına yüklenmeye çalışan bazı ülkelere yükü paylaşmalarını hatırlatır. Türkiye'nin Avrupa Birliği yürüyüşü de Kuzey Yürüyüşü gibi Avrupa Birliği için çok ama çok faydalıdır. Bizim yürüyüşümüz, bir insaniyet, masumiyet ve hakkaniyet, barışa, kardeşliğe, demokrasiye, kalkınmaya, adalete ve işbirliğine olan inancın yürüyüşüdür.”

Estonya Dışişleri Bakanı Urmas Paet de spor başkentinde çok güzel bir sabah yaşadıklarını ifade ederek, Estonya ve Türkiye'nin gerçek dost olduğunu söyledi. Paet, İstanbul'daki ilk kez Kuzey Yürüyüşü'nde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da şehirlerde herkesin sporu bir yaşam tarzı haline getirmesi gerektiğini ifade ederek, bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Kuzey Yürüyüşü’nün gelecek seneden itibaren Avrasya Maratonu kapsamında yapılacağını söyledi. Başkan Topbaş, birçok başarılı kongre ve spor organizasyonuna başarıyla imza atan İstanbul’un 2020 Olimpiyatları’na hazır ve talip olduğunu da sözlerine ekledi.

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da farklılıkların şehri, kültürlerin buluştuğu İstanbul'a bugün yeni bir zenginlik daha kattıklarını belirterek, yeni bir yürüyüş tekniğini İstanbul'da başlattıklarını bildirdi. Konuşmaların ardından Kuzey Yürüyüşü eğitmenlerince yürüyüşe katılanlara teknik bilgi verildi. Etkinlikte daha sonra katılımcılar, Boğaziçi Köprüsü'nün Anadolu girişinden yürümeye başladı.

Kızı Ecehan Bağış ile birlikte yürüyüşe katılan Bakan Bağış, Boğaziçi Köprüsü üzerinde gazetecilerin sorularını cevaplandırırken, bugün İstanbul'un bir dünya şehri, Türkiye'nin de dünyanın en önemli barış merkezlerinden biri olduğunu bütün insanlıkla paylaşmak imkanı bulduklarını söyledi.

Yürüyüş, Boğaziçi Köprüsü'nün Avrupa yakasında sona erdi. Yürüyüşün sonunda katılımcılara sandviç ve meyve suyu dağıtıldı. Yürüyüş nedeniyle Boğaziçi Köprüsü Anadolu'dan Avrupa'ya geçiş güzergahı bir süre trafiğe kapatıldı. Kuzey Avrupa ülkelerine özgü olan Kuzey Yürüyüşü, özel olarak tasarlanan ve kullanıcılara göre ayarlanabilen bastonlardan destek alınarak yapılıyor.

 

Topbaş " Yatırımlarımızda Engelli vatandaşlarımızı da gözetiyoruz. "

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, göreve geldiklerinden bu yana İstanbul’daki tüm yatırımları engelli vatandaşların kullanabileceği şekilde yapmaya çalıştıklarını söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Avcılar’daki Okyanus Koleji’nde düzenlenen “Engelleri Birlikte Aşıyoruz” programına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Nejla Sümer, eski AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva, Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci ve çok sayıda vatandaş katıldı. İSÖM Zihinsel Özürlüler Gösteri Sanatları Topluluğu da program öncesinde konser verdi.

Programda konuşan Başkan Kadir Topbaş, dünya çok farklı bir boyuta geldi. Herbirimiz hem 20. yy yaşadık hem de 21. yüzyılı yaşamaktayız. Dünya çok küçüldü zaman hızla akmakta. Böyle bir süreçte insanların yaşam alanlarının kalitesini yükseltme sorumluluğu ağırlıklı olarak belediyeler taşımakta" dedi.

Başkan Topbaş, engellerin aslında zihinlerde olduğunu, zihinlerdeki bu engellerin kaldırılmasıyla İstanbul’da yaşamın çok daha kolay olacağını söyledi. Başkan Topbaş İstanbul’da özürlülerle ilgili bir bilincin oluşturulması ve bu zamana kadar yapılan çalışmaların tanıtılması adına ilkini Arnavutköy ilçesinde yaptıkları programın, İstanbul’un 39 ilçesinde ayrı ayrı yapacaklarını söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde başlattığı çalışmaları kendilerine örnek aldıklarını kaydeden Başkan Topbaş şöyle devam etti: “Başbakanımızın kurduğu Özürlüler Merkezi’nin sayısını 2'den 22’ye çıkardık. Her yıl yüz binin üzerinde engelli insan buralardan istifade ediyor. Bunun daha da artması gerekiyor. Kayışdağı Darülaceze’de kurduğumuz fizik tedavi merkezinde 250’nni üzerinde yürüyemeyen vatandaşımızı yeniden yürüterek hayata döndürdük. Şehirlerin medeniyet ölçüsü o şehirde yaşayan dezavantajlı grupların ve engelli vatandaşların şehri ne kadar kullanabildikleriyle ölçülür. Eğer siz bu vatandaşlara göre şehrinizi kurabilmişseniz işte o şehir de modern bir yaşam var demektir.”

Göreve geldikleri günden bu yana İstanbul’da ulaşım, kültürel ve sosyal alanlardaki yatırımları engelli vatandaşları gözeterek inşa ettiklerinin altını çizen Başkan Topbaş, “KİPTAŞ’ın yaptığı konutların giriş katlarını bile engellilere göre dizayn ettik. TOKİ’ye de bunu tavsiye ettik.”

15 milyon nüfusuyla Avrupa’nın 23 ülkesinden daha büyük İstanbul’da geçmişe dönük sorunları birden çözmenin mümkün olamayacağını kaydeden Başkan Topbaş, engelli vatandaşların kullanmakta zorlandığı yapıları zaman içerisinde kullanılabilir hale getirmek için aralıksız çalıştıklarını söyledi.

Görevde oldukları 8 yıl içerisinde İstanbul’a 46 milyar TL yatırım yaptıklarını hatırlatan Başkan Topbaş, bu yatırımların 22 milyar TL’sini ulaşıma harcadıklarını söyledi. Yapılan çalışmaları kendilerinin kurduğu Özürlüler Komisyonu’nun onayından geçirdiklerini ifade eden Başkan Topbaş, “Yaptığımız her yatırımın dezavantajlı insanların kullanımına uygun olmasına özen gösterdik. Yerel yönetimler bütün vatandaşlarının kullanmaktan mutluluk duyacağı sorunsuz yaşam alanları oluşturmak zorunda. Bizler sorunları çözen ve insanlarımızın dertleriyle dertlenen bir yerel yönetim anlayışı ortaya koyduk. İnsanımızın olduğu her ilçede ve semtte varız. İnsana değer verirseniz değer bulursunuz. Çünkü insan her şeyi affeder, ama adam yerine konulmamayı affetmez.”

Görme özürlü vatandaşların yararlanabilmesi için kütüphaneler kurduklarını ifade eden Başkan Topbaş, görme özürlü vatandaşların okuyabilecekleri şekilde İstanbul ulaşım haritaları da hazırladıklarını söyledi.

Özel döşemeler yerleştirerek metro istasyonlarını ‘hangi istasyonda kaç basamak var’ şeklinde tasarladıklarını kaydeden Başkan Topbaş, “Engelli vatandaşlarımız hangi istasyonda kaç basamak yukarı çıkacağını bile biliyor. Kabartmalı yürüme yollarıyla görmeyen vatandaşlarımız rahatlıkla yürüyebiliyor. Yine görme engelliler için hazırladığımız İstanbul’un toplu ulaşım haritası var. Bu harita yardımıyla vatandaşlarımız hangi noktadan hangi noktaya gideceğini ve hangi araca bineceğini dokunarak okuyabiliyor” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak ''Cep Darülacezeleri'' denilebilecek ''Yaşam Evleri''ni kurduklarını dilen getiren Başkan Topbaş şöyle devam etti: ''Darülaceze'ye almak yerine, kendisi gibi olanları mahallesinde bir giriş katını kiralayarak bir arada yaşatıyoruz. Yapabiliyorlarsa yemek parasını veriyoruz, yapamıyorlarsa yemeklerini gönderiyoruz. Sağlık bakımlarını, temizliklerini yapıyoruz. Penceresinden baktığı zaman komşusunu görüyor. Sosyal ortamdan kopartmadan orada yaşamaya devam ettiriyoruz.''

Büyükşehir Belediyesi bünyesinde madde bağımlıları için de bir merkez kurduklarını belirten Başkan Topbaş, ''Burada sokaktan topladığımız çocuklara meslek edindiriyoruz. Okuyabilirse eğitim veriyoruz'' dedi.

Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Necla Sümer de parti olarak engellileri kucalayan politikalar izlediklerini, bu amaçla Başbakan Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde başlattığı değişim çalışmalarının Kadir Topbaş dönemiyle birlikte zirveye ulaştığını söyledi.

 

Trafik denetlemede yeni dönem "TEDES"

Birçok kentte güvenlik önlemleri çerçevesinde MOBESE sistemini yerleştiren İçişleri Bakanlığı, şimdi de TEDES adıyla, “Trafik Elektronik Denetleme Sistemi” kuruyor.

İçişleri Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı, geçtiğimiz hafta içinde özel bir protokole imza koyarak Trafik Elektronik Denetleme Sistemi’nin (TEDES) ilk adımını attı.

Yürürlükteki 2918 sayılı Trafik Yasası’nın ek 16. maddesine göre imzalanan protokole göre, şehiriçi trafik sistemi, halen tüm illerde ve bazı ilçelerde uygulanan MOBESE sisteminin alt bileşeni olarak kurulacak. Bir süredir sadece İstanbul’da uygulanan ve EDS adıyla bilinen sistem, önümüzdeki süreçte diğer iller ile ilçe ve beldelere kadar yaygınlaştırılacak. Böylece, yerleşim birimlerindeki trafik suçları ve düzeni daha yakından takibe alınacak. Altyapı çalışmalarına göre, TEDES, özellikle kırmızı ışık, hız sınırı, banket ve emniyet şeridi ihlalleri başta olmak üzere tüm trafik kuralı ihlallerinin tespitinde kullanılacak.

Milliyet gazetesinin haberine göre; TEDES, MOBESE’nin aksine, valilikler ve il özel idareleri yerine belediyelerce kurulacak. Sistemin kurulacağı yerleşim birimleri ise nüfus, kayıtlı sürücü ve araç sayıları, trafik kazaları ve sonuçları ile karayollarından geçen yıllık ortalama trafik değerlerine göre Emniyet Genel Müdürlüğü’nce belirlenecek.

TEDES’ler, kurulumdan sonra, kent merkezlerinde il emniyet müdürleri ve belediye başkanları, ilçelerde ilçe emniyet müdürü veya amiri ile ilçe belediye başkanları arasında imzalanacak protokolle uygulamaya koyulacak.

İmzalanan protokole göre, TEDES’lerin hizmete girmesinden sonra, trafik zabıtasınca sorumluluk sahasında imzalanarak onaylanan idari trafik para cezalarının toplamının yüzde 30’u, hizmet alımı karşılığında belediyelere ödenecek. Böylece, il emniyet müdürlükleri para karşılığında belediyelere hizmet bedeli ödemiş olacak.

Kurulacak elektronik sistemlerden elde edilecek veriler, suç işlenmesinin önlenmesi veya adli bir soruşturma veya kovuşturma için gerekmesi halinde Emniyet birimlerince kullanılabilecek. Belediyelerin yapılacak hizmet alımı prokotollerine uymamaları halinde emniyet birimlerince fesih işlemi uygulanacak.

 

Pendik Tavşantepe kavşak ve yol inşaatının temeli atıldı.

Temel atma töreninde konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Göreve geldiğimiz günden bu yana İstanbul’a yaptığımız yatırımlar toplamı 46 Milyar lira” dedi.

Temel atma töreninde konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Göreve geldiğimiz günden bu yana İstanbul’a yaptığımız yatırımlar toplamı 46 Milyar lira” dedi.

İstanbul trafiğini daha da rahatlatma adına Pendik Tavşantepe kavşak ve yol inşaatının temel atma törenine Ak Parti İstanbul Milletvekili İdris Güllüce, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Pendik Belediye Başkanı Kenan Şahin ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Törende konuşan Başkan Topbaş yaptıkları yatırımlarla İstanbul'un 2050, 2060 yıllarında dahi su problemi yaşanmayacağını söyledi. Başkan Topbaş, Türkiye'nin modern, başarılara imza atan, dikkate alınan ve yakından takip edilen bir ülke haline geldiğini belirterek, “Bizler hizmet sevdalısıyız” dedi.

Pendik Tavşantepe kavşak ve yol inşaatının yaklaşık 20 yıldır çevre halkı tarafından istediğine dikkat çeken Başkan Topbaş, “Bitmek üzere olan Esenyalı kavşağı ile Pendik Tavşantepe kavşak ve yol inşaatının bize maliyeti 16 milyon lira. Ekim sonu itibarıyla inşallah Pendik Tavşantepe kavşağının açılışı yapılacak. Bu tarihe kadar İstanbul'a 46 milyar lira yatırım yaptık ve yatırımlara devam ediyoruz. Parayı doğru kullanıyoruz” dedi.

Başkan Topbaş göreve geldikleri günden bu yana 251 adet kavşak, alt geçit ve yol yaptıklarını belirterek İstanbul ulaşımı adına büyük önem arz eden kilometrelerce metro inşaatlarının devam ettiğini söyledi.

“Karıncalar gibi çalışıyoruz” diyen Başkan Topbaş, gece gündüz demeden çalışarak İstanbul’a hizmet etmenin gururunu yaşıyoruz dedi. Başkan Topbaş şöyle devam etti: ”İstanbul hizmete doymuyor. Daha yapacak çok işimiz var. İstanbul ve İstanbullu bizden hizmet bekliyor. İstanbul'da günde 14 milyon insanın su kullanıyor. Bu oran her geçen gün artıyor. Yaptığımız yatırımlarla İstanbul 2050, 2060 yıllarında dahi su problemi yaşamayacak hale geldi. Bu yıl yağan kar ve yağışlar, barajlarımızı doldurdu. Rabbim, dağına göre kar veriyor.”

Pendik Belediye Başkanı Kenan Şahin de Pendik Tavşantepe kavşak ve yol inşaatının sadece üst geçit değil, yan yolların düzenlemesini de kapsadığını böylece Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin taşınmasıyla artan trafiğin yükünün azaltacağını söyledi.

Konuşmaların ardından Başkan Topbaş ve protokol yanlarına aldıkları çocuklarla İstanbul trafiğini rahatlatacak Pendik Tavşantepe kavşak ve yol inşaatının temelini sahneden butona basarak attı.

Başkan Topbaş daha sonra Pendik Şehit Adil Alıcı Polis Karakolu’nu ziyaret ederek emniyet görevlileriyle sohbet ederek çay içti.

Başkan Topbaş buradaki ziyaretinin ardından Pendik’in en işlek caddesi Hatboyu Caddesi’nde gezerek vatandaşlarla Karanfil dağıttı. Vatandaşlarla sohbet edip fotoğrafta çektiren Başkan Topbaş, cadde üzerinde simit arabasındaki 250 adet simidin hepsini satın alıp vatandaşlara dağıttı. Simitlerden yiyip bir süre daha vatandaşlarla sohbet eden Başkan Topbaş yoğun ilgiden dolayı yürüyüşünü iki saate yakın bir zamanda bitirebildi.

 

1.Uluslararası Marmara ve Karadeniz Konferansı

Konferansta konuşan Başkan Topbaş, “İstanbul’daki atık suların 100’de 95’ini kontrol altına aldık. Yılda arıtma tesisleri için harcadığımız para 1,5 Milyar ” dedi.

Deniz Temiz Derneği (TURMEPA) tarafından, Marmara Belediyeler Birliği işbirliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen "1. Uluslar arası Marmara ve Karadeniz Konferansı"na Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, TURMEPA Onursal Başkanı işadamı Rahmi Koç ve çok sayıda davetli katıldı.

"Hayat denizde başladı, denizde bitmesin!” sloganıyla yola çıkılan projenin çözüm ortakları, Marmara ve Karadeniz için bir çözüm platformunu da hayata geçiriyor. Marmara ve Karadeniz'e tekrar hayat verecek "Ortak Eylem Planı" için düzenlenen konferansta konuşan Başkan Kadir Topbaş, “Medeniyetleri kuran insanlar, çevreyi kirleten, tekrar düzelten insanlar haline gelebilir” dedi.

“İnsanoğlu dünyada yerleşimini su ve deniz kenarlarında başlattı” diyen Başkanı Kadir Topbaş, dünyada 7 milyar insanın yaşadığını ve bu yoğun insan nufusunun gezegenimizde ciddi anlamda küresel ve çevre kirliliğine sebep olduğunu dile getrdi. Başkan Topbaş şöyle devam etti: “Medeniyetleri kuran insanlar, çevreyi kirleten, tekrar düzelten insanlar haline gelebilir. Bu kirliliğin önüne geçmek için şehirlerde önemli tedbirlerin alınması, denizlerin kirlenmesi konusunda büyük hassasiyetlerin ortaya konması gerekmektedir. Kentlerdeki aşırı göç, çarpık yapılanma ve plansız gelişme nedeniyle doğal kaynakların hızla tükendiğini görmekteyiz. Maalesef ekolojik kıyamet olarak bahsedilen bir sürece girmiş durumdayız.”

İstanbul’dan günde toplanan çöp miktarının 15 bin ton olduğunu kaydeden Başkan Topbaş, bu çöpün doğru toplanmadığında ciddi sorunlara sebep olacağını söyledi. Geçmiş yıllarda bunun örneklerinin yaşandığını hatırlatan Başkan Topbaş şöyle devam etti: "İstanbul özelinde bakıldığında; günde 2,5 milyon metkerüp su kullanan bu kentin atığının doğru dürüst bertaraf edilmesi, 15 bin ton çöpünün de doğru dürüst düzenlenmesi gerekir. İstanbul bir deniz kenti. 623 kilometre sahil bandı olan bir şehir. Maalesef yakın tarihe kadar 19 kilometrelik sahil şeridinde denize girilebiliyordu. Şunu da biliyoruz ki; çözüm ortakları yine şehirlerdir, yerel yönetimlerdir ve şehirlerde yaşayan insanlardır. Bu konuda bilinçlenmek zorundayız. Deniz ve çevre konusunda hassasiyetleri ortaya koymak zorundayız."

Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığı olarak da dünyadaki çevre kirliliğiyle mücadelede Birleşmiş Milletler ile birlikte ortak çalışmalar yürüttüklerini belirten Başkan Topbaş, "İstanbul'daki 623 kilometrelik sahil bandının 421 kilometresi denize girilebilir hale geldi" dedi. Başkan Topbaş şöyle devam etti. "Haliç'in nasıl temizlendiğini ve bugün Haliç'in bir sahil bandı olarak İstanbul'a nasıl karşılık verdiğini görmekteyiz. Medeniyetleri kuran insanlar, çevreyi kirleten insanlar, tekrar çevreyi düzelten insanlar haline gelebilir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, İSKİ vasıtasıyla denizler ve atık sularla ilgili yılda 1,5 milyar lira yatırım yapıyoruz. Ciddi derecede atık tesisi kuruyoruz. İstanbul Boğazı'nın 30 kilometrelik sahil bandındaki bütün yalıların atık suları, fosseptikleri yıllarca denize boca edildi. Biz her iki taraftan boru itme metoduyla yaptığımız kuşaklama ile boğaza gelen atık suları topladık. Şu anda boğazda hemen hemen hiç bir noktada, denize artık atık su gitmemekte."

Atık sularla ilgili olarak İstanbul’da yılda 1,5 Milyar Lira yatırım yaptıklarının altını çizen Başkan Topbaş, “Deniz konusunda hassasiyetleri ortaya koymak zorundayız. Bu konuda bilinçlenmek zorundayız. Dünya belediyeler birliği başkanlığı olarak da BM ile birlikte ortak çalışmalar yürütmekteyiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak İSKİ ile birlikte denizlerle ve atık sularla ilgili 1.5 milyar lira yatırım yapıyoruz. Ciddi derecede atık tesisi kuruyoruz. Bütün yalıların fosseptikleri yıllarca denize boca edildi. Boğaza gelen atık suları topladık. Ambarlı biyolojik arıtma tesisi de büyük bir kapasiteli tesis olarak doğayı kirletmeyecek hale gelecek. Selimpaşa’daki tesisle de Avrupa yakasındaki sahilleri kirlilikten kurtarmış olacağız. İstanbul'daki atık suların yüzde 95'ini kontrol altına aldık. Tamamında biyolojik arıtma tesisine geçilecek yatırımlar yapmaktayız” dedi.

Başkan Topbaş yakın bir zamanda Haliç’teki canlı hayatını değiştireceklerinin altını çizerek konuşmasını şöyle tamamladı: Büyükdere'den Haliç'in kuzeyine oksijeni bol boğaz suyunu getirmek üzereyiz. 30 metre derinlikten aldığımız deniz suyunu Haliç’teki canlı hayatını geliştirmeyi hedefliyoruz. Haliç’in hayatı çok daha farklı hale gelecek.”

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da denizlerde kirliliğin önlenmesine yönelik bakanlık olarak hayata geçirdikleri çalışmaları anlattı. Türkiye'nin sahil şeritleri boyunca kıyıya sınırı olan il sayısı 28 olduğunu ancak bu illerdeki nüfusun ise toplam nüfusun yüzde 60'ını oluşturduğunu ifade eden Bakan Yıldırım, "Bunun yanına sahil şeridindeki sanayi tesislerini de eklerseniz, denizlerimizin ne kadar büyük bir tehdit altında ve savunmasız olduğunu anlayabiliriz. Özellikle deniz kazaları ve kirliliklerin önüne geçmek için sahil şeridini 24 saat izliyoruz. 100 mil mesafeye kadar kendi karasularımızı izliyoruz. Dünyada ilk uygulayan 10 ülke arasına girdiğimiz bir sistemde 1000 mile kadar seyreden gemileri takip imkanına sahibiz. Bunun yanında 11 kuruluşa bir deniz kazası meydana geldiğinde neler yapılacağı konusunda eğitimler verdik ve 12 tatbikat gerçekleştirdik" dedi.

Kanal İstanbul Projesi'yle birlikte denizden tehlikeli yük ve ham petrol taşıyanların esasında çok büyük kar edeceklerinin altını çizen Bakan Yıldırım şöyle devam etti: "Çünkü beklemelerden oluşan ticari kayıplardan kurtulmuş olacaklar. İnşallah bu projeyle önümüzdeki 5-6 yıl içerisinde İstanbul'a ve ülkemize kazandırmaya kararlıyız. Çalışmaları bu şekilde yapıyoruz."

 

Devlet eli ile tiyatro olmaz.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Devlet eliyle tiyatroculuk olmaz. Ben Kadir Bey'i tebrik ediyorum ve aynı şeyi şu anda Bakanlar Kurulu'na getireceğim. Özel bir yönetim değil, tiyatroları özelleştirmeye götürüyorum” dedi.

“Milleti küçümseme dönemi geride kaldı”

Partisinin Gençlik Kolları 3. Büyük Kongresi'nde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın yönetmeliğinde yapılan değişiklikle ilgili yaşanan tartışmalara son noktayı koydu.

Başbakan Erdoğan, Şehir Tiyatroları’nın yönetmeliğiyle ilgili yapılan tartışmalar için şöyle konuştu; “Şehir Tiyatroları'nda yapılan bir yönetmelik değişikliği üzerinden hem bizi hem tüm muhafazakârları aşağılamaya ve küçümsemeye başladılar. Allah aşkına soruyorum: Siz kimsiniz? Siz her konuda söz söyleme, her konuda otorite olduğunuzu iddia etme ehliyetini nereden alıyorsunuz? Bu ülkede tiyatro sizin tekelinizde mi? Bu ülkede sanat sizin tekelinizde mi? Sanat konusunda söz söyleme ehliyetine sahip olan sadece sizler misiniz? Geçti o günler. Artık despot aydın tavrıyla parmağınızı sallayarak bu milleti küçümseme, bu milleti azarlama dönemi geride kalmıştır. Bu ülkede pırıl pırıl bir nesil yetişti. Bu ülkede kendi tarihini bilen, mazisini iyi tanıyan, bu toprakların birikimini hıfzetmiş, Batı'yı diğer medeniyetleri tanıyan, bilen, öğrenen bir gençlik var.”

“Gelişmiş ülkelerin hemen hemen tamamında devlet eliyle tiyatroculuk olmaz. Ben Kadir Bey'i tebrik ediyorum ve aynı şeyi şu anda Bakanlar Kurulu'na getireceğim” diyen Erdoğan, “Özel bir yönetim değil, tiyatroları özelleştirmeye götürüyorum. Bunu teklif edeceğim. Özelleştirmek suretiyle buyurun istediğiniz gibi tiyatrolarınızı oynayın. Destek gerekirse, gerektiği zaman bizler de hükümet olarak istediğimiz oyunlara sponsor olur desteğimizi veririz. İşte buyurun özgürlük, istediğiniz oyunları istediğiniz gibi oynayın istediğiniz yerde oynayın kimse engel olmaz. Ama kusura bakma geleceksin Şehir Tiyatrosu'ndan hem belediyeden maaşını alacaksın ondan sonra istediğin gibi yönetime de verip veriştireceksin, böyle saçmalık olmaz” diye konuştu.

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 / 14

Son Haberler

Resim

ricciardone-emirgan-2012-2.jpg

Reklam Hizmet Duyuru